<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<articles>
  <article>
    <language>1</language>
    <publisher>Prof. Dr. Mehmet Özdemir</publisher>
    <journalTitle>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</journalTitle>
    <issn>2618-6349</issn>
    <publicationDate>2026-03-30</publicationDate>
    <volume>10</volume>
    <issue>1</issue>
    <startPage/>
    <endPage/>
    <doi>https://doi.org/10.34083/akaded.1787665</doi>
    <publisherRecordId>874</publisherRecordId>
    <documentType>Original Article</documentType>
    <title><![CDATA[Anadolu Halk Türkülerinde Bir Bellek Mekânı: Dam]]></title>
    <authors>
      <author>
        <name>Mutlu Özgen</name>
        <affiliation>İstanbul Medipol Üniversitesi</affiliation>
        <orcid>0000-0002-1174-8319</orcid>
      </author>
    </authors>
    <abstract><![CDATA[Bu çalışma, Anadolu halk kültüründe gündelik yaşamın merkezinde yer alan dam kavramını, halk türkülerindeki temsilleri üzerinden kültürel bellek kuramları çerçevesinde incelemektedir. Araştırmada damın yalnızca mimari bir unsur değil; üretim, sosyalleşme, gözetleme, ritüel, aşk, bekleyiş, ayrılık, mizah ve erotizm gibi çok yönlü işlevleriyle türkülere yansıdığı ortaya konmuştur. Metin merkezli çözümleme yöntemiyle incelenen türküler, damın kadın emeği ve gündelik üretimin sahnesi olduğu kadar, toplumsal gözetimin ve ahlaki denetimin de mekânı olduğunu göstermektedir. Dam, aşkın gizli buluşmalarla yaşandığı; ayrılık ve gurbet duygularının, bekleyiş ve uğurlama ritüellerinin sahnelendiği bir hafıza mekânı olarak tescillenmiştir. Ayrıca mizahi türkü örnekleri, damın yalnızca ciddi gündelik işlerin değil, eğlencenin, taşlamanın ve erotik göndermelerin de mekânı olduğunu göstermektedir. Türküler, sürdürülebilir bir sözlü gelenek içinde hafızalarda muhafaza edilerek kuşaktan kuşağa aktarılır; bu yönüyle her biri birer bellek unsurudur. Bu nedenle, türkü çalışmalarında bireysel hatıraların toplumsal çerçeveler içinde nasıl anlam kazandığını ortaya koyan kültürel bellek kuramlarının kullanılması önem taşımaktadır. Halbwachs’ın kolektif bellek, Assmann’ın kültürel bellek, Nora’nın hafıza mekânı ve Yates’in kültürel belleğin mekânsal düzenlemeler aracılığıyla hatırlamayı kolaylaştırdığına ilişkin kuramsal yaklaşımıyla ele alınan dam, türkülerde bireysel hatıraların toplumsal belleğe aktarıldığı sembolik bir sahne olarak değerlendirilmiştir. Çalışma, halk edebiyatı araştırmalarında çoğunlukla göz ardı edilen mimari unsurlardan biri olan damın, halk türkülerinde çok katmanlı bir kültürel bellek mekânı olarak işlev gördüğünü göstermesi bakımından özgün bir katkı sunmaktadır. Bu bulgular, halk mimarisi ile sözlü kültür arasındaki ilişkiyi görünür kılması ve halkbilimi alanında disiplinler arası yaklaşımlar için yeni açılımlar önermesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmada, TRT Türk Halk Müziği repertuarında kayıtlı türkü metinleri Repertukul.com adlı dijital arşivden derlenmiş; repertuar numaraları referans olarak kullanılmış ve metin merkezli çözümleme yöntemiyle incelenmiştir.]]></abstract>
    <fullTextUrl>69d424300f1c9</fullTextUrl>
    <keywords>
      <keyword>Dam</keyword>
      <keyword>Halk Mimarisi</keyword>
      <keyword>Bellek Mekanı</keyword>
      <keyword>Halk Türküleri</keyword>
      <keyword>Kültürel Bellek</keyword>
    </keywords>
  </article>
</articles>




