<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.86) Journal Publishing DTD v1.2 20190208//EN" "JATS-journalpublishing1.dtd">
<article article-type="research-article" dtd-version="1.2" xml:lang="tr" xmlns:mml="http://www.w3.org/1998/Math/MathML" xmlns:xlink="http://www.w3.org/1999/xlink">
  <front>
    <journal-meta>
       <journal-id journal-id-type="publisher-id">aded</journal-id>
       <journal-title-group>
         <journal-title>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</journal-title>
       </journal-title-group>
       <issn pub-type="ppub">2618-6349</issn>
       <publisher>
         <publisher-name>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</publisher-name>
       </publisher>
    </journal-meta>
    <article-meta>
       <article-id pub-id-type="doi">https://doi.org/10.34083/akaded.899990</article-id>
       <title-group>
         <article-title><![CDATA[Post-Truth Dönem Öncesinde Toplumsal Bir İletişim Aracı Olarak Hatıra]]></article-title>
       </title-group>
       <contrib-group>
                    <contrib contrib-type="author">
             <name>
                <surname></surname>
                <given-names></given-names>
             </name>
                                    </contrib>
                    <contrib contrib-type="author">
             <name>
                <surname></surname>
                <given-names></given-names>
             </name>
                                    </contrib>
                 </contrib-group>
       <pub-date pub-type="pub">
         <year>2021</year>
       </pub-date>
       <volume>5</volume>
       <issue>1</issue>
              <fpage>450</fpage>
       <lpage>467</lpage>
        <abstract xml:lang="tr">
          <p>Michel Foucault’un öznenin ölümünden, Roland Barthes’ın yazarın ölümünden bahsettiği geçtiğimiz yüzyılın sonunda Jean Baudrillard gerçekliğin öldüğünü göstermeye çalışmıştır. Yine geçen yüzyılda Hannah Arendt kötülüğün nasıl sıradanlaştırıldığını bizlere anlatmaya çalışırken Jürgen Habermas kamusal alanda iletişimsel eylemin önem kazandığına dikkatlerimizi çeker. Zygmunt Bauman’ın akışkan gerçeklik ve modernite üstüne söyledikleriyle kapattığımız 20. yüzyılın sonunda bu düşünürlerin fikirleri ışığında kamusal alanda gerçekliğin nasıl değer kaybettiği ve buna bağlı olarak kötülüğün nasıl normalleştiği görülmeye başlanarak post-truth kavramıyla artık farklı bir çağa girdiğimiz ifade edilmeye çalışılmıştır.Post-truth ifadesinin kullanılmaya başlanmasıyla gerçeğin ne olduğu ve ona nasıl erişileceği üzerinde yeniden tartışmalar başlamıştır. Felsefe tarihinin ana sorunlarından biri olan bu konu aslında yüzyıllardır tartışılmaktadır. Ancak siyaset ve iletişim bilimleriyle uğraşanlar post-truth kavramıyla son 30 yılda konuya yeni bir bakış getirerek yaşadığımız çağı özetlemişlerdir. Bu makale ile modern dönemlerden post-truth döneme toplumsal iletişimin nasıl boyut değiştirdiğini anlatarak bu dönem öncesinde hatıra türünün bir toplumsal iletişim aracı olarak kullanıldığını göstermeye uğraşacağız. Değişen zamanın hatıra türünün dününe ve bugününe ne şekilde etki ettiğini anlatacağız.</p>
        </abstract>
       <kwd-group>
                    <kwd>Hatıra</kwd>
                    <kwd>Post Truth</kwd>
                    <kwd>toplumsal hafıza</kwd>
                    <kwd>toplumsal iletişim</kwd>
                    <kwd>ulusal alegori</kwd>
                 </kwd-group>
    </article-meta>
  </front>
  <body>
    <sec>
          </sec>
  </body>
  <back>
    <ref-list>
      <title>Kaynakça</title>
          </ref-list>
  </back>
</article>




