<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<mods xmlns="http://www.loc.gov/mods/v3" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://www.loc.gov/mods/v3 http://www.loc.gov/standards/mods/v3/mods-3-7.xsd">
  <titleInfo>
    <title>Aya Karsmak</title>
  </titleInfo>
  <name type="personal">
    <namePart type="given">İsmail Hakkı</namePart>
    <namePart type="family">Aksoyak</namePart>
    <nameIdentifier type="orcid">https://orcid.org/0000-0003-4834-5254</nameIdentifier>
    <role>
      <roleTerm type="text">author</roleTerm>
    </role>
  </name>
  <originInfo>
    <dateIssued encoding="w3cdtf">2023-04-30</dateIssued>
    <publisher>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</publisher>
  </originInfo>
  <relatedItem type="host">
    <titleInfo>
      <title>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</title>
    </titleInfo>
    <identifier type="issn">2618-6349</identifier>
    <part>
      <detail type="volume">
        <number>7</number>
      </detail>
      <detail type="issue">
        <number>1</number>
      </detail>
      <extent unit="pages">
        <list>235-244</list>
      </extent>
    </part>
  </relatedItem>
  <identifier type="doi">https://doi.org/10.34083/akaded.1262186</identifier>
  <location>
    <url>https://www.adeddergi.com/makale/68a8b2c5d4bff</url>
  </location>
  <abstract>Tarama Sözlüğü’nde “aya çalmak, aya çatlatmak, aya kakmak, aya öttürmek, el çatlatmak, el kakmak” gibi karşılıkları bulunan aya karsmak; “el çırpmak ve elleri birbirine vurarak ses çıkarmak” anlamına gelir. Söz konusu birleşik ibarenin ilk kelimesi el karsmak ve aya karsmak şeklinde değişirken karsmak fiili de bu isimlerle birleşik kelimeler oluşturmaktadır. karsmak fiili Osmanlı Türkçesi metinlerinde el veya aya karsmak biçiminde “alkışlamak” anlamıyla XIV-XVI. Yüzyıllar arasında kullanılmış; daha sonraki yıllarda kullanımdan düşmüştür. Karsmak, tarihi lehçelerden Kıpçakçada da yer almaktadır. Çağdaş lehçelerden Kırgızca’da ise “karmak” ve “tokuşmak” anlamıyla yaşamaktadır. Kelimenin ilk şekli olduğunu düşündüğümüz harıs, harsar ve hassar ise Yakutçada “tos vuruşmak, çarpışmak” anlamındadır. Harıs k-h değişimi ile karıs- daha sonra da orta hece düşmesi ile kars- şekline değişmiştir. Yakutça, Kırgızca ve Kıpçakçada görülen kelime, Osmanlı Türkçesinde de bir müddet yaşamakla birlikte varlığını sürdürememiştir. Bunun sebebi de sözcüğün yeterince bilinmemesi, kafiye ile seciye uygun sesler taşımaması ve onu çevreleyen kelimelerin azlığı ile açıklanabilir.</abstract>
</mods>