<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<mods xmlns="http://www.loc.gov/mods/v3" xmlns:xsi="http://www.w3.org/2001/XMLSchema-instance" xsi:schemaLocation="http://www.loc.gov/mods/v3 http://www.loc.gov/standards/mods/v3/mods-3-7.xsd">
  <titleInfo>
    <title>Bir Tablo Altı Roman Örneği: Surdaki Sır</title>
  </titleInfo>
  <name type="personal">
    <namePart type="given">Nesime Ceyhan</namePart>
    <namePart type="family">Akça</namePart>
    <role>
      <roleTerm type="text">author</roleTerm>
    </role>
  </name>
  <originInfo>
    <dateIssued encoding="w3cdtf">2025-11-23</dateIssued>
    <publisher>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</publisher>
  </originInfo>
  <relatedItem type="host">
    <titleInfo>
      <title>Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi</title>
    </titleInfo>
    <identifier type="issn">2618-6349</identifier>
    <part>
      <detail type="volume">
        <number>9</number>
      </detail>
      <detail type="issue">
        <number>3</number>
      </detail>
      <extent unit="pages">
        <list>1812-1832</list>
      </extent>
    </part>
  </relatedItem>
  <identifier type="doi">https://doi.org/10.34083/akaded.1702538</identifier>
  <location>
    <url>https://www.adeddergi.com/makale/6923843cf3741</url>
  </location>
  <abstract>Türk ve Dünya edebiyatlarında bir tablodan hareketle şiir, hikâye, roman yazma yahut bir romandan ilhamla bir tablo yapma çok yaygın olmasa da bilindik sanat uygulamalarıdır. Bu çalışmada, Türk edebiyatında eşine fazla rastlamadığımız tablodan hareketle yazılmış bir romanın incelenerek romanla tablo arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlamaktadır. Roman, Ankara’nın muhtemelen 17 veya 18. yüzyıllardaki hâlini yansıtan Ankara Manzarası adlı yağlıboya tablodan hareketle yazılmıştır. Önceki yüzyıllarda Ankara’nın görüntüsüne dair çok az görsele sahip olmamız sebebiyle eski Ankara’ya yönelik tasvirî çalışmaların yapılmasında güçlük çekildiği, günümüze kalabilmiş mevcut tarihî yapılardan hareketle bir neticeye ulaşılmaya çalışıldığı ortadadır. Surdaki Sır adlı roman bu tablodan hareketle Ankara’nın yerleşim yeri olarak çizilmiş en eski hâline dayanmış, yazarın Ankara’nın tarihine, kültürüne ve mimarisine yönelik titiz çalışmalarının da katkısıyla ortaya çıkmıştır. Bir yanıyla masalsı bir atmosferi tattığımız romanda, mekânın somut mimarî yapıları ve kasabanın yerleşimi, sokak yapısı, Ahilik teşkilatının yapısı, ticaret hayatı, kadılık müessesesi gibi idarî ve kültürel öğelerin aktarımı bakımından tarihî gerçekliğe sadık kalındığını görürüz. Makalede tablo altı edebî eser üretimi ve tam tersi uygulamalarla ilgili genel bilgilendirme yapıldıktan sonra Ankara’nın en eski manzaralarından biri olan tablonun 1970’te Semavi Eyice tarafından Ankara’ya ait olduğunun keşfedilmesi sürecine ve tablonun genel niteliklerine yer verilmiştir. Tablonun daha iyi anlaşılmasında Semavi Eyice’nin makalesinden ve görsellerinden yararlanılmış, roman için ise metin-içerik analiz yöntemine başvurulmuştur.</abstract>
</mods>